Candan ALP 2 Takipçi | 1 Takip
Kategorilerim

Sevdiğim Fotoğraflar

Gitmek İstediğim Yerler

Benim Tarzım

Okumak İstediklerim

İzlediklerim

Gezdiğim Yerler

Evim İçin

Şiir

Yemek

Öykü

Bilim

Diğer İçeriklerim (177)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (2)

Ama asıl mesele insan olmaktır..

2013-03-04 16:12:00

Her şeyin olabilir.. Evlerin, arabaların.. Bilgisayar vs… her türlü teknolojik imkanın, renk renk elbiselerin, pahalı parfüm ya da kremlerin ve pahalı alışkanlıkların… Ve sen !.. Her şey olabilirsin… Güzel ya da çirkin.. Uzun ya da kısa olabilirsin.. Boylu poslu.. Gösterişli ya da gösterişsiz… Tombul yada zayıf…. Genç ya da yaşlı… Kadın ya da erkek olabilirsin… Anne, baba olabilirsin. Kardeş, ağabey, dost, arkadaş… Huzurlu ve huzursuz… Güleryüzlü ya da somurtuk.. Sakin ya da hareketli… Sabırlı, dayanıklı, heyecanlı, atak ve coşkulu olabilirsin. Hatta her an içinde bulunduğun duruma göre bir şey de olabilirsin. Sonra iş sahibi olabilirsin ya da işsiz… Üniversite yada lise yada ilköğretim mezunu olabilirsin. Bir meslek sahibi olabilirsin. Öğretmen, memur, işçi, doktor, mimar ya da avukat... Hatta mesleğinde üst seviyelere çıkabilir ve unvanların olabilir… Bütün bu özelliklerin çevrende pek bir takdir görebilir, övgüler alabilirsin… Tüm bunlar iyidir hoştur, güzeldir … Büyüklerin dediği gibi adam bile olabilirsin. Ama asıl mesele insan olmaktır… İNSAN olmak başka bir şeydir… Onun ne okunacak bir kitabı ne de ezberlenecek bir formülü vardır. İNSAN olmak yukarıda saydıklarım ile saymadıklarımın tamamını kapsar… Devamı

Sevgililer Günün Kutlu Olsun Beşiktaş'ım..

2013-02-14 18:27:00

Çocukken babama çok düşkündüm. Belki birlikte çok az vakit geçirebildiğimiz için böyleydi bilmiyorum, lakin bu düşkünlük annemi dahi ikinci planda bırakabilecek boyuttaydı. Günün her anında annemle beraberdim. Babam sabahları ben uyurken evden çıkar, geceleri ben uyuduktan sonra gelirdi. Yetmezmiş gibi sık sık uzun yola gider; şehir, hatta bazen ülke dışına çıkardı. Cep telefonu falan da hak getire. Babamı görebildiğim, yanında olabildiğim zamanlarda dünyayı unuturdum adeta bu yüzden. Ve annemin bunu hissettiğini, hatta buna üzüldüğünü düşünürdüm. Ne var ki ilgi duyduğum herşeyle ilgili oturup konuşabileceğim adam yine babamdı. Annem ne futboldan anlıyordu, ne de arabalardan. Yaşım 7-8 civarıydı sanırım. O zamanlar cipslerin, sakızların içinden futbolcu resimleri, çıkartmaları, kartları çıkardı. Mahallede çocuklar arasında sükse sahibi olmanın yolu bunlardan geçerdi. Galatasaraylı, Fenerbahçeli futbolcu kartlarını bile değiş tokuşla Beşiktaş futbolcu kartlarına sahip olabilmek için biriktirirdik. O zamanların efsanesi eğer tüm futbolcu kartlarını toplayabilirsek forma sahibi olacağımızdı. Promosyon bu şekildeydi ama 1-2 futbolcu kartı kimsede yoktu. O kartları kimse tamamlayamadı, hepimizin tesellisi de bu oldu. Yine babamın şehir dışında olduğu bir gün annemle bakkala gitmiştik. Bir paket cips aldık. Eve gelene kadar o hiç çıkmayan 1-2 futbolcu kartından birini bulabilmenin önemini anlatmış ve aldığımız cipsin içinde bende eksik olanlardan birinin olması için dua etmiştim. Eve geldim, cipsi açtım. İçinden futbolcu resmi değil, arma çıktı. Lakin Fenerbahçe arması. Babama olan sevgimin gölgesinde kaldığını ve bu durumun kendisini üzdüğünü sandığı... Devamı

Şimdi dinler mi bilmem, Vicdanının sesini

2013-01-19 14:53:00

Öyle yanılttın ki beni İlk defa geliyor başıma Ben sevda şarkısı beklerken Bir veda çıktı karşıma Senin adın ayrılık Böyle yazılmış alnıma Benim adım yalnızlık Eski buruk bir şarkıda Gönlüm efkarlı bugün Güllerim hüzün kokuyor Aşkımın hazanı kışı gelmiş Sevdam yaprak döküyor Geri döner mi bilmem Mazideki sevgili Şimdi dinler mi bilmem Vicdanının sesini   Devamı

Sağlığınıza

2013-01-19 00:25:00

Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın Mavi bir gökyüzümüz olsun Kanatlarımız dokunarak uçalım İnsanlardan buz gibi soğudum İşte yalnız sen varsın Öyle halsizim ki hiç sorma Anlarsın   tartışacak bir şey yok anımsanacak ve unutacak bir şey de yok   acı ya da değil   galiba yapabilecek en akıllıca şey elinde kadehle bir köşede durmak öylece duvarlar son gülümsemelerine durmuşken   bazıları çabalıyor diğerleri tanrıya sığınmış   bizimkiler aldırmıyor ben bu gece kadehimi o aldırmayanlara kaldırıyorum   sağlığınıza..   Devamı

Gönderilmemiş Mektuplar

2012-01-23 23:37:00

Uzun zaman oldu hasbihal etmeyeli, sen nasılsın görüşmeyeli? Ben aynıyım, aynı benim. Biraz saçlarım döküldü, biraz belim büküldü. Uzağı da seçemiyorum gözlüksüz. Mide ağrılarım stresten, baş ağrım düşünmektenmiş güya. Hekimler de baştan savar oldu.. Sen nasılsın görüşmeyeli? Hala gülüyor mu gözlerinin içi, hala hayat dolu musun? Bak hayat yormuş Serdar’ı, Fatih’e de yalan söylemiş. Ben de artık güvenmiyorum. Beni de yordu çünkü, bana da yalan söyledi. Halbuki hiç söylememişti böyle olacağını. Hem söylese ben hiç büyür müydüm, hep 10 yaşında kalır hep bana söylediklerini hayalimde yaşatırdım. Bana yalan söyledi. Ne güzeldi oysa hayaller kurmak. Bir an önce büyüyecek, çok güzel okullar bitirip çok güzel bir hayat kuracaktım ilk önce. E gerisini anlattırma bana yine, defalarca anlattım. Her ne kadar hiç dinlememiş olsan da ben anlattım, hem de çok anlattım. Sen vardın çünkü o hayallerin en can alıcı noktalarında, can alıcı bakışlarınla. İnanır mısın artık hayal de kuramıyorum eskisi gibi. Eskiden hayalimden gitmezdi hayalin. Daha da kurulmamış hayallerim vardı, sana saklamıştım onları da. Ama hepsi eskidi, hepsinin geçti son kurulum tarihi.. Sen nasılsın görüşmeyeli? Çok bunaldığında ağlardın eskiden, ben hiç dayanamazdım. Yine akıtıyor musun boncuk gözyaşlarını ceylan gözlerinden gamzelerine? İnanır mısın ben hiç ağlayamıyorum eskisi gibi. Uzun yıllar oldu ağlamayalı, ağlayamamalı. Hıçkıra hıçkıra, bağıra çağıra ağlamak istiyorum. Haykırmak, içimde sakladıklarımı açığa dökmek istiyorum. Yapamıyorum ama, ha sanma ki utandığımdan, korktuğumdan. Elimde değil işte, içime ak... Devamı